T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
ANKARA / ALTINDAĞ - Ankara Anadolu Lisesi

Duygu ve Düşünceler

 

 

17-21 Ekim 2013 HOLLANDA  ZİYARETİ 


MELİHA ARSLAN (Biyoloji Öğretmeni)

Bu projeye dahil olduğumu duyduğumda çok mutlu oldum.Hollanda´ya gideceğim gün çok heyecanlandım. Çünkü bu benim ilk yurtdışı gezimdi. Oraya indiğimizde bizi karşılayan ev sahibi ülkenin bizi sıcak karşılayışı çok güzeldi. Projeye katılan ülkelerle yaptığımız toplantıda gördüm ki bunlar çok çalışkan insanlar.

Havalimanından trenle her yere gidilebiliyor olması dikkatimi çeken en önemli kolaylıktı. Fakat ulaşım ücretleri çok pahalı. Ülkede bisiklet çok yaygın ve sarı renkli kiralık bisikletler var. 17 milyon nüfusluk ülkede 20 milyon bisiklet varmış. Bisiklet yolu ve onlar için ayrıca  trafik ışıkları var. Şehir içinde genellikle trenle yolculuk yapılıyor ve görevliler binerken ve inerken tüm yolculara hoş geldiniz -güle güle diyor. Yiyecek kültürleri bize asla uymuyor,zira balık  ve tavuk yemekten bıktım. Ülkenin her tarafı göz alabildiğine yeşil ve çok güzel, kanallar ve etrafına dizilmiş lokantalar, kafeler mükemmel  görsellikler oluşturuyor. Deniz taksisini ilk defa orada gördüm. Amsterdam´daki eski ve mimari binalar orayı görmeye değer hale getiriyor.

Bu gezinin üzücü olan yanı ise; kasım ayında bizim ülkemize yapılacak olan ziyareti Suriye´nin kimyasal gaz bombası fırlatması ihtimaline karşılık ertelenmiş olmasıdır. Bu durumun doğru olmadığını söylememize rağmen ön yargılarını değiştiremedik. Fakat projenin logosunu bizim ülkemizden gelen logoyu seçmeleri bu olumsuzluğu biraz olsun yumuşattı.

 



25-29 Kasım 2013 NORVEÇ ZİYARETİ


Mustafa KAHVECİ  (Okul Müdürü)

AB Comenius Projesi okulumuza büyük bir prestij kazandırdı. Öğrencilere güven geldi. Okulumuza gelen yabancılar spor salonunun duvarında proje haritamızı görünce, bu nedir diye soruyorlar. Bende gayet memnun olarak projemiz hakkında bilgi veriyorum.

Comenius ekibindeki öğrencilerde büyük bir heyecan ve gayret gördüm. Bu proje sayesinde 14 öğrencimiz yurtdışına çıkma imkânı bulacak, yabancı arkadaşlar edinecek ve yabancı dillerini geliştirme imkânı bulacaklar. Bu bağlamda da projenin öğrencilere çok faydalı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca bu projeyle okulumuzdan 6-8 öğretmenimiz yurtdışındaki okulları görecek ve eğitim sistemleri hakkında bilgi edinecek, farklı tecrübeler yaşayacaklar.

Ben Norveç Ziyaretine katıldım. Bir okul müdürü olarak karşılanmayı farklı yaşamak isterdim, fakat yabancılarda bizdeki gibi bir anlayış yok. Okula vardığımızda okul yöneticileri bizleri karşılamadı.

Bu proje sayesinde bizimle onlar arasındaki kültürel, misafirperverlik, yemek, yaşam ve eğitim alanında ki farklılıkları gördük. Oranın yemeklerini hiç yiyemedik.

Yine de farklı bir tecrübe yaşadık. Okulumuza bu projeyi kazandıran öğretmenimiz Türkan ÖZTÜRK ‘e çok teşekkür ederim, başarılarının devamını dilerim.



Sinan CANKURTARAN (İngilizce Öğretmeni)

Norveç genel olarak güzel bir ülke. Hayat, dağınık yerleşimiyle bizim alışık olduğumuz şehir hayatından uzak. İnsanlar genelde cana yakın ve yardımsever. Herkesin İngilizceyi en az problemleri çözecek kadar biliyor olması da ayrı bir güzel. İnsanlar doğayı korumuşlar. Bir çok yer hala el dokunulmamış duruyor. Yaptığımız yolculuklarda, dünyada sadece Norveç’te bulunan fiyortları bol bol görme imkanımız oldu. Hayat bize göre inanılmaz pahalı fakat gelir seviyeleri yüksek olduğu için orada yaşayanlar pek etkilenmiyor. Küçük bir şehir olduğu halde dağınık yerleşimden dolayı hemen herkes bir yerlere araba ile gidip geliyor. Bunun dışında gençler okula servis veya bisikletle gidiyor. Bu yüzden dışarıda alışık olduğumuz insan kalabalığı yok. İnsan topluluğunu okulda ve Betlehemsvandring aktivitesinde bir arada gördüm. Kaldığımız üç günlük kısa sürede edindiğimiz izlenimler bu kadar.

 

 

Mustafa Kemal ÇİLESİZ (Öğrenci)

Bu projenin bir üyesi olduğum için öncelikle çok mutluyum. Bu proje sayesinde birçok ilki tattım. İlk defa uçağa bindiM, ilk defa yabancı ülkeye gittim, ilk defa bu kadar güzel ingilizce konuşabildim. Proje benim ilk olarak bakış açımı genişletti. Başka ülkelerdeki günlük yaşamı öğrendim ve Türkiye´den çok daha farklı olduğunu gördüm. İlk gittiğim gün anladığım şeylere bile cevap veremezken diğer günler seri cümleler kurdum hatta bilmediğim kelimeleri bile anlamaya başladım

Gittiğimiz ülke 5.500.000 nüfuslu olduğu için trafik ve kalabalıktan oluşan sorunlar yoktu. 7 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki amcalara teyzelere kadar herkes ya bisiklet ya da motor kullanıyor. Araba kullanın kişi sayısı çok az. Norveç’in soğuk olmasına rağmen çok çabuk ortama alışabildim çünkü Türkiye´de ki sıcaklıkla aynı derecedeydi.

Ayrıldığımız gün hem çok üzüldüm hem de aileme ve okuluma döndüğüm için sevindim.

 

 

Görkem TARLABAZ (Öğrenci)

Kendimi bu projede olduğum için çok şanslı hissediyorum. Norveç’e gideceğimizi tam bir ay önce öğrenmiştik. Çok heyecanlanmıştım. Çünkü bu benim ilk kez yurtdışına çıkışım olacaktı. Oslo’ya kadar Türk Havayolları ile gitmiştik ve Türklerle birlikte yolculuk yapmıştık. Uçaktan indiğimizde ki o duygu çok farklıydı, yaşadığım yerden hiç bu kadar uzak olmamıştım. Her yerde anlamını bilmediğim Norveççe kelimeler ve yazılar vardı. Coğrafya derslerinde hep İskandinavya’nın morenlerini, buzullarını vb. özelliklerini öğrenirdik. İndiğimizde ilk dikkatimi çeken şey, öğlen vakti olmasına rağmen Güneş’in çok eğik bir açı ile yeryüzüne vurmasıydı.

Benim hayatta ki en çok merak ettiğim konulardan biriside farklı kültürler, farklı yaşamlar, farklı düşüncelerdir. Norveç’te tanımadığım, bilmediğim bir ailenin yanında onlar gibi beş gün yaşadım ve onların kültürlerini bizzat gidip yerinde gördüm. Evlerinde kaldığım aile çok iyi bir aileydi. Onlara çok minnettarım. 

Bu proje gerçekten çok yararlı bir proje çünkü İngilizce kelime dağarcığım anlaşılamaz derecede değişti. Kelimeleri sadece İngilizce derslerinde ezber yaparak öğrenirdik ama birçok kişinin arasında kendi dilinizin bilinmemesi ve sizin orada tek başına kalmanız kelime dağarcığınızı kendiliğinden (nasıl olduğunu bilmiyorum çok farklı bir şey) geliştiriyor. Bu arada Norveççe kelimelerde öğrendim bazıları şunlar;

Velkommen - Hoşgeldiniz.

Takk - Teşekkür Ederim.

Mitt navn er Görkem - Benim adım Görkem

Skole - Okul

Keşke bu gezi daha uzun sürseydi. Umarım gelecekte Norveç’e tekrar gitme fırsatım olur.

 



16-21 Mart 2014 TÜRKİYE ZİYARETİ 

 

Belgin SAYLAM (Fizik Öğretmeni)

Öncelikle bu ekipte olduğum için son derece mutluluk duyuyorum. Ben yıllardır sadece fizik öğretmenliği yapıyordum. Bu proje ile sınıf dışında da öğrencilerimizi tanıma fırsatı buldum. Avrupadan gelen misafirlerimizi tanıma fırsatı buldum.

İlk başta hem heyecanlı hem de biraz kaygılıydım. Onları en iyi şekilde ağırlamak istiyordum ve de daha önemlisi İngilizcemi pek de yeterli görmüyor, kendimi onlara nasıl ifade edebileceğimi düşünüp duruyordum. Misafirlerimizle tanışınca kaygılarım azaldı. Özellikle birkaç cümleden sonra... Norveçten gelen öğretmen Linda Hanımın benimle sohbet etmesi çok hoştu.

Bu proje sayesinde okulun öğretim boyutundan eğitim boyutuna geçişine bizzat şahit oldum.Bu projenin Avrupa Birliği ülkeleriyle iş birlği yapmak suretiyle kültürlerarası diyaloğu sağladığını ve dil öğrenmeyi teşvik ettiğini gördüm.

Emeği geçen herkese  teşekkür ederim. Özellikle de size Türkan Hocam...

 

 

Selda ÖKMEN (Görsel Sanatlar Öğretmeni)

Okulumuzun comenius  projesinde yer almak çok hoştu. Proje kapsamında öğrencilere yaptıkları proje çalışmalarında  (resim, logo, poster, afiş, karikatür)  yol göstermek, projeyi en iyi şekilde ortaya koymak için özveri ile kucak açtık. Farklı kültürlerin buluşması olarak adlandırabiliriz.

Bizler için çok lezzetli olan yemekler, onlar için aynı lezzette olmayabilir. Bizim çaya, Türk kahvesine olan tutkunluğumuz, onlarda yerini nescafe’ye bırakıyor. Çayı ince belli bardakta içmeleri çok hoşuma gitti. Baklavayı ve Sarmayı öğrendiler. Hazırladığımız yiyecekleri biraz tedirgin şekilde tadıyorlardı. Eminim aynı şeyi bizde yapardık. Dilleri farklı olmasa, gözlerinizi kapatıp sarıldığınız anda bir Türk kadar cana yakınlar.Bu buluşmalar, ülkelerarası iletişim bütün ortak  ülkeler açısından çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

 


Meltem Zeynep KOÇAK (Öğrenci)

Ben meltem. 17 yaşındayım ve Comenius projesindeyim. Size 17-21 mart tarihlerinde neler yaşadığımı anlatacağım. Bu proje bana dil açısından çok şey kattı. Misafirlerimin ilk geldikleri gün heyecanım nedeniyle ingilizce konuşmakta zorlanırken gidecekleri gün ingilizceyi daha hızlı ve daha iyi konuşuyordum. Bu proje bana ayrıca yurt dışındaki öğrencilere Ankara´yı tanıtma imkanı sundu. Ayrıca hayatımda ilk defa Kapadokya´ya gittim ve çok güzel bir yerdi. Heyecan vericiydi. Bütün hafta çok güzeldi ve çok eğlendim. Özellikle çarşamba akşamı programı olan Türk gecesinde. O günler hiç bitmesin istedim. Tabi bu durumun üzücü tarafı da vardı. Macaristan ´dan gelen misafirim rahatsızdı ve gideceği günden bir gün önce iyileşti fakat ayrılma vakti gelmişti zaten. Onunla çok fazla eğlenemedik ama ben onu çok sevdim. Büyük ihtimal bir daha ömrü boyunca Ankara´ya gelmeyecek ve bir daha görüşemeyeceğiz. Ancak diğer misafirim Türk ve çok iyi biriydi ve onu çok sevdim. Bu proje sayesinde onunla bir daha görüşebileceğim. 

 

  

Sena ORAL (Öğrenci)

Ben comenius ekibinden Sena Oral. Biraz kendimi tanıtarak başlamak istiyorum. Ankara Anadolu Lisesi 11-C sınıfındayım. İngilizce öğretmenimiz Türkan Öztürk bana bu projeden bahsettiğinde çok heyecanlanmıştım. Çünkü yeni insanlarla tanışmak, yeni kültürler öğrenmek, gezmek, ingilizcemi geliştirmek gibi bir sürü imkanım olacaktı. Ve ailemde izin vermiş, beni desteklemişlerdi. Kızların gelmesine bir hafta kala bütün hazırlıklarımı tamamladım. Onlara vereceğim hediyeler, birlikte yapacağımız bir sürü şey. Pazar gecesi Çek cumhuriyetinden gelecek kızı karşılamaya otele gittiğimizde çok heyecanlıydım. Kafamda bir sürü soru vardı ve biraz da endişeliydim açıkçası. Çünkü gelecek kız hakkında hiç bir fikrim yoktu. Bizim okuldan kızlarla beraber heyecanlı bir şekilde bekledik. Kızlar öğretmenleriyle birlikte geldi ve Anna nın ismi okununca gidip ona sarıldım. Sonra tanıştık ve arabaya binip eve gittik. Ona biraz Türkiyeden bahsettim ve bir sürü soru sordum. O da düşüncelerini benimle paylaştı ve iyi anlaştık. eve geldiğimizde çok iyi dost olmuştuk. O akşam biraz konuştuk ve sonra da uyuduk. Ertesi gün erkenden kalkıp Okula gittik. İstiklal marşımızı Anna ya dinletmek istiyordum çünkü. Marştan önce öğretmenlerimiz sıraya girmemiz için bize biraz bağırdı. Bu iyi olmadı çünkü Annaya öğretmenin bize neden bağırdığını anlatmakta zorluk çektim. Çünkü ben de bilmiyordum. Marştan sonra spor salonuna gittik ve Annayı arkadaşlarımla tanıştırdım. Çok iyi anlaştılar ve sonra da Kaymakamlığa gittik. Kısa bir konuşmadan sonra çıktık ve babam bizi almaya geldi. Hızlıca yemek yiyip gezmemiz gerekiyordu. Estargon kalesine gittik ve teleferiğe bindik. Saat altı gibi Hollanda dan gelecek kızı otelden almak üzere yola çıktık. Jill ile önceden tanışıyordum, gelince ismi okunmadan hemen tanıdım. Sarıldık ve eve döndük. Onunla da Türk kültürü hakkında konuştuk ve erkenden uyuduk. Ertesi gün Kocatepe Cami’sine ve Anıtkabire gittik. Tahmin ettiğim üzere misafirler her ikisine de bayılmışlardı. Sadece kendi arkadaşlarımla değil herkesle sohbet etme fırsatı bulmuştum otobüste. Herkes kaynaşmıştı ve sanki kocaman bir aile gibiydik. Eve döndüğümüzde yorgunluktan ölüyorduk ama bizimkiler muhteşem yemekler hazırlamıştı, hemen üzerimizi değiştirip yemek yedik. Sonra misafirler geldi ve biz kızlarla ve arkadaşlarımla odaya geçip sohbet ettik. Kendimi çok şanslı hissediyordum çünkü gelen kızlar inanılmaz uyumlu ve tatlı insanlardı. Yine erkenden uyuduk çünkü yarın büyük Kapadokya gezisi vardı. Sabah 7 de kalkıp kızları uyandırdım sonra da sırt çantamı hazırladım. Kahvaltı yapıp yola çıktık. Okula gittiğimizde herkes yan yana durmuş konuşuyordu. Sonra da otobüs geldi ve bindik. 4 saat süren yolculuktan sonra artık kulaklarımız uğuldamaya başlamışken yolculuk bitti ve ıhlara vadisine indik. Vadi gezimiz ve Kapadokya, inanılmazdı. Kapadokya’ya ilk gidişimdi ve keşke daha önce gitseydim diye düşündüm. Bir sürü fotoğraf çektik ve bir sürü yeni arkadaşım oldu. Eve döndüğümüzde kızlarla hediyelerimizi paylaştık. Onlara aldığım hediyeleri verdim. Ve ertesi sabah Almanca B1 belgesi sınavım olduğu için vedalaştık. Kızlar gittiği için ben de ailem de üzgündük. Kızlar da üzgündü çünkü bütün hafta çok hızlı geçmişti. Hayatımın en muhteşem deneyimiydi.

 

 

Rumeysa Nur ÖZTÜRK

Comenius Projesi, farklı insanlarla ve farklı kültürlerle tanışma fırsatı sağlayan çok başarılı bir proje. Bu proje sayesinde farklı ülkelerden çok samimi bulduğum arkadaşlarım oldu. Onları Türkiye´de ağırlamak benim ve projede görev alan kişiler için gurur vericiydi. Aynı zamanda biz, buraya gelen yabancı öğretmen ve öğrencilerin de önyargılarını kırmış olduk. Onlar, Türkiye´yi çok yanlış tanımışlar. Müslümanlarla ilgili düşünceleri çok farklıydı. Türkiye´ye gelip, ailelerimizin yanında kalarak kültürlerimizi, yaşam tarzlarımızı az da olsa öğrendiler.Ben iki öğrenci misafir ettim ve her ikisini de çok sempatik buldum. Çok tatlı, cana yakın, sevimli kişilerdi. Onlardan ayrılmak beni ve ailemi üzdü. Ama birlikte olduğumuz süre içinde çok güzel vakitler geçirdik. Bu proje, bize unutamayacağımız bir anı yaşattı. Bu yüzden bu proje de emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

 

 

Cenk BÜKER (Öğrenci)

Merhaba ben Comenius ekibinden Cenk Büker. Bu etkinlik kapsamında Yabancı arkadaşlarımızla konuşarak İngilizcemizi geliştirdik. Sınıfımıza gelen yabancı arkadaşımı matematik dersine girdi ve pek yabancı karşılamadı sanırım benzer konularda işleniyor. Gelen bütün arkadaşlarımız gerçekten çok dost canlısıydı herhangi bir yabancılık çekmedik sanki her zaman gördüğümüz arkadaşlarımız gibiydi. Bütün hafta boyunca gezdik ve eğlendik, Anıtkabir´e , Kapadokya´ya ve Kocatepe Cami´sine gittik. Türk misafirperverliğini elimizden geldiğince göstermeye çalıştık. Türk yemeklerini, tatlılarını ve salatalarını tanıttık ve ikram ettik. Bir hafta gibi kısa bir sürede çok güzel şeyler yaptık, çok güzel bir haftaydı. Dilerim ki onlarda bizim gibi eğlenmiş ve bizim ülkemizi sevmişlerdir.

 

 

Görkem TARLABAZ 

Ben projemizin Türkiye tolantısında evimizde 2 tane öğrenci misafir ettim. Biri Polonyalı diğeri Norveçli. Onlarla  geldikleri gün anlaşmak diğer günlere göre daha zordu. Havalimanından eve gelirken camdan dışarı meraklı gözlerle inceliyorlardı. Fotoğraf makinaları her an hazırdı. Camileri çok merak ediyorlardı yol üzerindeki camilerin çoğunun fotoğrafını çekmişlerdir. Türkiye’yi gerçekten çok merak ediyorlardı. Misafir oldukları için bende bir sorumluluk duygusu doğmuştu.  Türkiye’ye ilk kez gelmişlerdi ve Türkiye’yi çok merak ediyorlardı. Ben bu proje sayesinde Norveç’e gitmiştim. Oradayken yapacak gerçekten çok şey vardı ama maalesef süremiz sadece üç gündü. Misafirlerimde ülkelerinden buralara gezmek, görmek, kültürel farklılıkları fark edebilmek, Türkiye’yi televizyondan değil de gelip yaşayarak görmek istediler. Onlar gelmeden önce buraya getiririm, orayı gezdiririm, şunu yediririm gibi birçok planım vardı ama süre 3-4 gündü bazıları gerçekleşmedi.
Norveçce’de 9-10 kelime öğrendim, Lehçe’de ona kadar saymayı ve selamlaşmayı öğrendim. Hem Norveççe hem de Lehçe Hikâye kitaplarından bölümler okudum. Bizde onlara Türkçe öğretmeye çalıştık. Ona kadar saymayı, selamlaşmayı, vedalaşmayı öğrendiler. Ama bazılarının dili dönmüyordu. Hatta birisi, ismimi söyleyemediği için bana Rusça-Türkçe karışık Görki diyordu. Ama hepimizin son gün birbirimize alıştığımız gibi oda benim ismime alışmıştı ve bana Görkem demişti. Kültürler kaynaşmıştı, dillerimiz gelişmiş, ön yargılar kırılmıştı. Bu proje gerçekten çok güzel bir proje, birçok insanla tanışıyorsunuz iletişiminizi geliştiriyorsunuz, farklı kültürler öğreniyorsunuz. Projenin dil gelişimini sağlamak, kültürleri kaynaştırmak, önyargıları kırmak gibi birçok alanda faydasını gördük.

 

 

Mustafa Kemal ÇİLESİZ 

Merhaba.
Comenius projesi kapsamında görev aldoğım ve  Çek Cumhuriyeti , Macaristan, Norveç , Polonya ve Hollanda’ dan Türkiye’ye   gelen öğrencilerle tanışma imkanı bulduğum için çok mutluyum. Ben  Hollanda’dan bir öğrencyi evimde misafir ettim. Ona Türk kültürünü öğrettim. İnce belli bardak, çekirdek, çiğ köfte, mantı, sarımsaklı yoğurt kavramlarını öğrendi ve gördüğü her Türkün  elinden öpüp alnına koydu. O’ da bana Hollanda kültürünü öğretti. Çok neşeli günler geçirdik. Okulumuzun  Comenius projesi pek çok arkadaşım ve benim için yabancı dilimizi geliştirme ve İngilizceyi yabancılarla konuşabilme fırsatı verdi. Teşekkürler Comenius…

 

 

Sefa ŞEKERCİ (Öğrenci)

Adım Sefa. 17 yaşındayım ve Comenius projesindeyim. Sizlere 17-21 Mart tarihleri arasında neler yaşadığımı, neler hissettiğimi, neler kazandığımı ve bu projenin bana kattıklarını anlatacağım.
Gramer açısından çok iyi olmama rağmen İngilizce konuşma cesaretim yok denilecek kadar azdı. İlk gün çok az konuştum, fakat ikinci gün Kocatepe Camii’ ziyaretinden sonra en çok Randall olmak üzere birçok yabancı öğrenci ile kaynaştım. Ama Randall ile çok iyi anlaştığımı söyleyebilirim. En önemlisi İngilizcemin konuşmada yeterli olduğunun ve cesaretimin yerine geldiğinin farkına vardım. Ben bu zaman diliminde öğrenci ağırlayamadım ama yine de eğlenceli ve faydalıydı. Kapadokya gezisine öğrenci almadığım için gitmedim. Ama neler kaçırdığımı arkadaşlarım anlattı. 11-16 Mayıs tarihinde Hollanda ekibiyle çok güzel günler geçireceğimi umut ediyorum. Bu proje sayesinde kendime güvenirsem çok iyi konuşabileceğimi, ülkemi, geleneklerimizi tanıtmayı, yabancılarla kaynaşmayı öğrendim. Bu projede olduğum için çok şanslıyım.  

 

 

Seyfullah YİĞİTER (Öğrenci)

Projeyle ilgili duygu düşüncelerime ilk olarak bu projede bulunduğum için çok mutlu olduğumu söyleyerek başlamak isterim. Devletimizin ve okulumuzun bana yeni çevreler, yeni ülkeler ve en önemlisi yeni arkadaşlar tanıma şansı verdikleri için çok teşekkür ediyorum. Bu proje sayesinde farklı ülkelerden gelen arkadaşlar ve onlardan ülkeleri, gelenekleri hakkında bilgi edindim. Onlar geldiğinde onları sıcakkanlı karşılamaya özen gösterdim. Bende gideceğim ülke hakkında bilgi edinmiş oldum ve oraya gittiğimde ülkeleri hakkında bilgi edinmiş bir birey olarak orda bulunacağım için çok mutluyum. Bu proje kapsamı boyunca çok güzel faaliyetlerde bulunduk ve bu proje devam ettiği sürece anılarımıza her gün yenileri ekleneceğine inanıyorum. Bu projede emeği geçen herkese tekrar teşekkür ederim…

 

  

Büşra KİRAZ (Öğrenci)

Comenius projesi hayatıma renk kattı. Yeni arkadaşlıklar edinmemi sağladı ayrıca İngilizcemin gelişmesinde de önemli rol oynadı. Bu projeden önce İngilizcemin kötü olduğunu düşünüyordum. Hatta yurt dışına çıkarsam muhtemelen tek kelime edemem diyordum. Bu yüzden yurt dışına çıkmaya korkuyordum fakat bu korkumun yersiz olduğunu anladım. Hatta artık güzel İngilizce konuştuğumu bile düşünüyorum. Bu proje sayesinde bu korkumu ve ön yargılarımı yendim. Türkiye’ye gelen arkadaşlarımızla konuşmada hiçbir problem çekmedik hatta koyu sohbetlere bile daldık. Bu sandığımdan daha kolaydı. Bir zaman sonra kendinizi o kadar kaptırıyorsunuz ki İngilizce düşünmeye başlıyorsunuz. Evin içinde bile birkaç kere anneme İngilizce cevap vermişim ama farkında değildim.  Bu projenin hem bizim açımızdan hem de ülkemiz açısından gayet faydalı olduğunu düşünüyorum.

Benim ev arkadaşım Katerina’yı almaya otele gittiğimizde çok heyecanlıydım ve korkuyordum. Katerina ve arkadaşları otelin kapısından ilk girdiklerinde onu hemen tanıdım ama yanına gidemedim çünkü İngilizce konuşmaktan korkuyordum. Bunun yerine beni çağırmalarını bekledim. O gün Katerina’yla çok az konuşabildik. Ona benim İngilizcemin pek iyi olmadığını söyledim bu yüzden bana çok yüklenmedi. O gün onunla pek fazla konuşamadık.

Ertesi sabah korkum ve heyecanım biraz daha azalmıştı. Kahvaltımızı yaparken Katerina pencereden camiyi gördü ve korktu bana bu ne diye sordu. Ben de ona camiyi anlattım. Kahvaltıdan sonra okula gittik. Okulu pek sevmedi. Okuldan sonra ona arkadaşlarımla beraber Ankara’yı gezdirdik, alışveriş yaptık ve yemek yedik.

“Ankara çok modern ve güzel bir şehir” dedi. O gün çok eğlendik. Eve geldiğimizde Katerina benimle konuşmak istediğini söyledi. Odamda oturduk ve bana gezerken kapalı insanların dikkatini çektiğini ve onların neden başlarını örttüklerini ve Kuran’ı sordu. Ona bunları anlattım. Ayrıca “Kapalı insanları çok sevdim ve camileriniz çok güzel. Türkiye haberlerde gösterildiği gibi bir ülke değil, benim büyükannem ve büyükbabam da Türkiye’ye tatil için Antalya’ya geldiler onlarda çok beğenmişler” dedi.

O bunları söylerken ben çok şaşırdım çünkü Türkiye asla onun anlattığı gibi bir ülke değildi. Geri kalan günlerimizde de bol bol gezdik, konuştuk ve eğlendik. Ayrılık vakti geldiğinde evden çıktığımız anda ağlamaya başladı ve otelden ayrılana kadar da susmadı. Onu öyle görünce çok üzüldüm. Onunla ve arkadaşlarıyla internet aracılığıyla hala konuşuyoruz. Hatta diğer arkadaşımız Anita’nın facedeki kapak fotoğrafında hala Türk bayrağı duruyor. Onu ve arkadaşlarını çok seviyorum tekrar görüşeceğimiz günü iple çekiyorum.

 

 

Tuğba ÜNSAL (Öğrenci)

Comenius projesi kapsamında okulumuza farklı farklı ülkelerden öğretmenler ve öğrenciler gelmişti. Neredeyse çoğu bizim yaşımıza yakınlardı. Onlarla konuşmak, gezmek de farklıydı. Hayatımda ilk defa yabancı birileriyle karşılaşmış ve tanışmıştım. Onlarla yemek yedik, yemekte bazıları baklavayı severken bazıları tadını çok sevmediler. Anıtkabir´e, Kocatepe Camisi’ne gittik. Bu yerlerde fotoğraf çektiler. Türk marketini merak ediyorlardı. Markette gezerken ise takılara ve çantalara baktılar. Hollanda’dan gelen Türk öğrencisi Sinem dışında hiçbiri bizim dilimizi konuşmuyordu. Bu nedenle onlarla iletişim kurmak zordu. Bazı arkadaşlarım onlarla konuştu. Ben evime misafir bir öğrenci almadım ama almak isterdim. Eminim çok daha güzel olurdu. Onların dilini ve kültürünü daha yakından izleme fırsatım olurdu.

 

 

Betül ÖZHAN  (Öğrenci)

Bu projeden önce dil bilmenin öneminden habersizdim. Dil iletişimdir. Ve bizler tanımadığımız insanlarla iletişim kurduk. Birbirimizi tanıdık. Dostluklar kurduk. Dostlar güven verir, hayatımıza güzellik katar. Emin olun ki, bu projenin katkılarıyla daha güzel insanlar yetişecek ve onlar dünyayı güzelleştirecek.

Arkadaşlarım gelmeden önce stresten midem ağrıyordu. Her gün rüyamda onlarlayken başımıza türlü felaketler geliyordu. Misafirlerimiz için aylar önce başladığımız hazırlıklar son ana dek sürdü. Panolar hazırladık, kapı, pencere, koltuk sildik, perde bile taktık. Slaytlar hazırladık. Sadece bizler değil ailelerimiz de emek verdi. Mantılar, börekler açıldı, dolmalar sarıldı. İnanın onlar da en az bizim kadar heyecanlıydı.

Misafirlerimiz okulumuzu 17-21 Mart tarihleri arasında ziyaret ettiler. Geldikleri gün, İngilizcem pek iyi olmadığı için çok zorlandım. Fakat daha sonra ortamda sürekli İngilizce konuşmanın verdiği alışkanlıkla bu sorun yavaş yavaş ortadan kalktı. Hep birlikte gezdik, eğlendik, gülüştük. Hiç gitmediğim yerlere gittim. Alışkanlıklarımın, günlük hayatımın dışına çıktım. O bir hafta öyle güzel geçti ki sanırım ömrüm boyunca yüzümde tebessümle hatırlayacağım. Bana özgüvenimi yeniden kazandıran, güzel anılar bahşeden ve bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim.

 



12-16 Mayıs 2014 HOLLANDA ZİYARETİ 

 

Selda ÖKMEN (Görsel Sanatlar Öğretmeni)

Hollanda’ya yaptığımız bu gezi çok faydalı oldu benim açımdan. Ülkeler arasında bir kıyaslama yapma fırsatım oldu.

İlk önce şehrin çok sakin, trafiksiz ve düzenli oluşu dikkatimi çekti. Hiç araba trafiği yok. Herkes yaşlı, genç, çocuk bisiklet kullanıyor. Ve yanlarında bütün taşıtlara binebiliyorlar. Bisikletler süslü ve bir şeyler taşıyabilmek için sepetli.

Okullar tek katlı ve çok kullanışlı. Sınıflar geniş. Öğrenciler çok sessiz. Derslerde kapılar açık, çocuklar kendi işleriyle ilgili, koridordan gelene geçene bakmıyor bile. Resim odası çok büyük ve kullanışlı. Sınıf içinde musluk var. Resim yapmak için her türlü resim malzemesi ve boyaları mevcut. Bilgisayar, akıllı tahta ve resimleri koymak için dolaplar var. Bir resim öğretmeni olarak öyle bir sınıfım olsun isterdim. Okul önlerinde servis yerine bisikletler var. İlk defa bu kadar çok bisikleti bir arada gördüm. Bisiklet otoparkını yapmışlar. Çok şaşırdım. Otomobil az ve otopark yok.

Şehrin ulaşımı çok sistemli. Tek bir kart ile her araca binebiliyorsun. Gittiğin durak kadar para kesme sistemi oluşturmuşlar.  Mimari yapıyı korumuşlar. Tarihlerine ve eserlerine aşırı önem vermişler. Bir o kadar da modern mimaride evler yapmışlar. Küp evler ve gökdelenler çok güzeldi.

Alışveriş saatleri çok farklı. Çalışanlar sanki hiçbir şey almıyor. Süpermarketler ve mağazaların hepsi saat 18. 00 de eczane gibi kapatılıyor. Çok kuralcılar. İhtiyaçlar bu saatler arasında temin edilmek zorunda.

Havası ve iklimi çok farklı. Rüzgarlı ve soğuk. Yağış çok fazla. Bu yüzden de her yer çok temiz ve yeşil. Doğanın bir harikası yeşilin her tonu var. Kuş sesleriyle piknik alanı gibi.

Evler müstakil fakat çok bakımlı. Önleri de arka bahçeleri de yeşil. Kendi sebzelerini bahçede yetiştiriyorlar. Evlerin m² si düşük olmasına rağmen yaşayabilecekleri kadar eşya var. Kendine özel, kendi kullandığı kadar. Bizim gibi misafir kavramı ve odası yok.

Bu projeler yabancı dil bilmenin önemini daha iyi anlamak için çok önemli. Bu vesileyle herkese mutlaka en az bir yabancı dil öğrenmelerini tavsiye ediyorum. 

 

 

Belgin SAYLAM (Fizik Öğretmeni)

Hollanda gezisi benim için de çok önemliydi. Başka bir ülkedeki okulu, öğrencileri, farklı kültürleri tanımak, görmek açısından bana çok şey kattığını düşünüyorum.

İlk önce söylemeliyim ki insan ve insana saygı ön planda. Trafikte öncelik araçlarda değil insanlarda. Teknoloji yeterince iyi kullanılmış fakat eski ve geleneksel adetler de buna rağmen kullanılmaya devam edilmiş. Bisiklet kullananlar çok fazla. Araçlara (su otobüslerine) bile bir düzen içerisinde biniyorlar.

Yemek kültürü açısından bizi asla geçemezler. Çünkü yemek deyince akıllarına sandviç geliyor. 

Okulları çok düzenli. Devlet okulu olmasına rağmen özel okul gibi. Atölye ve labatuarları kullanıma açık. Sınıflar herkes tarafından görülebilecek şekilde. Cam duvarları var. Öğrencilerin öğretmenlerine karşı saygısı ve itaati yüksek. Bu da öğretmen öğrenci arasındaki diyaloğu kuvvetlendiriyor.

Binalar mimari açısından çok özgün. Caddelerde fazlaca anıt ve sanatsal çalışmalar var. Arazi çok değerli olduğu için bazı binaların üzerine de ilginç şekilde binalar yapılmış.

Kadın ve erkekler iş paylaşımını eşit olarak üstlenmişlerdir. Gemilerde halat atan kadın görevliler var.

Bu seyahat kısa fakat bir o kadar da öğretici idi benim açımdan. Emeği geçen Türkan Hanıma ve arkadaşım Selda Hanıma sonsuz teşekkürler.

 

 

Eray ÖZDEMİR (Öğrenci)

Eve ilk geldiğimde arkadaşımın annesi benimle Türkçe konuştu. Ben ilk başta Türkçe biliyor sanmıştım. Meğer ben geleceğim diye Türkçe bazı kelimeler öğrenmiş. İlk gün çok heyecanlıydım o yüzden fazla konuşmadım. Fakat günler geçtikçe aileye ısındım ve onlar da bana ısındı. Bir gün evde benim aileme mektup yazması için Türk birini çağırmışlar. Bu mektubu ailene götür dediler. Mektupta Türkiye’de oğullarına çok iyi baktığımızı ve çocuklarının bizden çok memnun kaldığını yazmışlar ve aileme çok teşekkür ediyorlardı. Bu mektupta yazdıkları beni ve ailemi çok mutlu etti.

Kısacası bütün bir hafta boyu acayip derecede çok çok çok çok eğlendim.

 

 

Meltem Zeynep KOÇAK (Öğrenci)

Rotterdam’a ilk geldiğimde yağmur yağıyordu ve hava buz gibiydi. Bütün hafta böyle devam etti. Partnerimin evine gittiğimde evlerin Türkiye’dekilerden farklı olduğunu gördüm. Yemek düzenleri çok farklı değildi. Ailesi sıcakkanlıydı. Beni çok güzel ağırladılar. Sohbetleri çok hoştu. Gündüzleri gezdiğimizde çok yoruluyordum ama hissetmiyordum. Çünkü çok mutluydum. Bu sayede proje bana çok şey kattı. Hem de İngilizcemi geliştirdim. Ayrılık vakti ise çevremde kimse benim için önemli olmadı. Tamamen çok eğlendim.

 

 

Sefa ŞEKERCİ (Öğrenci) 

Rotterdam’ı çok sevdim. Harika bir yerdi. Havası çok güzeldi. İnsanlar çok sıcaktı ve ailelerini çok sevdim. Bana çok sıcak davrandılar hatta çoğu Türk ailelerinden daha iyilerdi. Onları özleyeceğim fakat kendi ailemi de çok özledim. Arkadaşım Thomas harika bir çocuktu bana karşı çok sıcaktı. Birçok şeyler öğrendim. Bol bol fotoğraf çekildim ve yaptığımız etkinlikler harikaydı. Yaptığımız etkinlikler arasında en hoşuma gideni Amsterdam da bot turuydu. Çok eğlenceliydi. Her ne kadar çok güzel bir hafta geçirsem de ailemi ve güzel ülkem Türkiye’yi çok özledim. Hayat Hollanda da güzel ama sıkıcı, çünkü sürekli aynı şeyleri yapıyorlar. Yani hayatları standart diyebiliriz. Bizimki gibi eğlenceli değiller kısacası. Neyse özetleyecek olursak proje harika bir proje. Çok güzel günler geçirdik. Belki de bir daha böyle günler geçiremeyeceğim. Proje sayesinde dilime birçok katkılar yaptım, çok faydası oldu. En güzel katkısı ise kelime kalıp hazineme bir o kadar daha güzel kalıp cümleler kazandırmamdı. Her neyse bu projeye katkısı olan herkese özellikle İngilizce öğretmenimiz Türkan Öztürk’e çok teşekkür ederim.

 

 

Sena ORAL (Öğrenci)

Proje bana birçok şey kattı. Öncelikle bana bu fırsatı sunan herkese teşekkür ederim. Evlerine gittiğim aile bana kendi çocukları gibi sıcak davrandı. Yemekler çok hoştu. Şehir trafiğinde bisiklete binmek ise muhteşemdi. Hollanda’yı gerçekten çok sevdim. İlk başta gençler için biraz fazla sıkıcı bulsam da gitgide yaşam düzenine alıştım. Kısacası çoooook eğlendim...

 

 

Seyfullah YİĞTER (Öğrenci)

Hollanda’ya gelmeden önce farklı ortamlar, farklı insanlar bekliyordum, fakat beklediğim tam zıttı insanlar ve ortamla karşılaştım. Bana çok iyi davrandılar. Kendimi yabancı insanların evine gitmiş gibi değil de sanki bir akrabama gitmiş gibi hissettirdiler. Beni mutlu ve huzurlu etmek için ellerinden geleni yaptılar. Günler geçtikçe dilim gelişti ve daha iyi anlaştım. Beni ağırlayan insanlara çok teşekkür ederim. Teşekkürler comenius…

 

 

Tuğba ÜNSAL (Öğrenci)

Çok güzel bir ülke olduğunu düşünüyorum. Çok temiz ve soğuk bir ülke. Evleri ve sokakları çok farklı ve güzel. Rotterdam’ı çok beğendim. Kaldığım aile de çok iyiydi. Benim memnun olmamı çok istiyorlardı. Misafirperver olduklarını da düşünüyorum. Çok eğlenceli ve güzel bir hafta geçirdim. Bu proje sayesinde Hollanda ekibindeki 6 arkadaş ilk defa uçağa bindik. İlk defa yurt dışına çıktık ve farklı insanlar, farklı kültürler ve farklı yaşam tarzları görme imkanı bulduk. Bize bu farklı tecrübeyi yaşamamıza fırsat veren ulusal ajansa ve Comenius projesine teşekkür ederiz.

 

 

 

 



16-20 Mart 2015 MACARİSTAN TOPLANTISI


Erhan PELİTOĞLU (Okul Müdürü) 

Okulumuzun emektar İngilizce Öğretmeni Türkan Hanım “-Hocam Mart ayında Macaristan’a gidiyorsunuz” dediğinde zannediyorum aylardan Ocak ayı idi. Çok heyecanlandım. Avrupa’ya ikinci ziyaretim olacaktı. Daha önce üç günlük bir Bosna-Hersek gezimiz olmuştu. Tarih Öğretmeni olduğum için bir zamanlar atalarımızın gezip dolaştığı, sayısız eserler bıraktığı ve “Evlad-ı Fatihan” olarak nitelediği Balkan toprakları bende ayrı duygular uyandırmıştı. Şimdi de bir başka ecdat yadigarı toprakları görme fırsatı yakalamıştım. Tuna Nehri’ni görecektim. Mohaç diye bilinen meşhur Macar Ovası’nı ve Barok dönemin üç önemli kentinden Budapeşte’yi görecektim. Bunlar inanılmaz duygulardı benim için.

16 Mart Pazartesi günü sabah önce Münih, ardından aktarmalı bir uçakla Budapeşte. Münih’te yaklaşık altı saat kaldık. Bu zaman zarfında Münih’in önemli banliyölerinden Marienplatz’ı dolaştık çocuklarla. Yemek kültürümüz pek uyuşmadığı için bir Türk Dönerci si aradık. Bulduk bulmamıza lakin et dönerinin şekli ve duruşu beni yine de şüphe içinde bıraktı ki biz tavuk döneri siparişinde bulunduk. Münih bana çok soğuk geldi. Bilgi çağı toplumu olmaktan ziyade, sanki halen sanayi toplumu olma özelliğini sırıtıyor gibiydi. En kalabalık caddeleri bile bizim Ulus veya Kızılay’daki insan selinin yanında sönük kalır gibiydi. Dükkanlarının vitrinleri yok gibiydi. Ya da kalın kolonların arasından bir şeyler seçilmiyordu.

Akşam saat dört buçuk veya beş gibi Budapeşte’ye vardık. Polonya ekibi gelmiş, bizi bekliyordu. Kırk beş dakikalık bir yoldan sonra Jazbereny şehrine, ikamet edeceğimiz otele ulaştık. Çocukları, misafirperver Macar veliler alıp götürdüler. Salı günü ev sahibi okulda tüm proje paydaşları bir araya geldik. Güzel bir açılış seremonisi tertip etmişlerdi. Çocukların ve öğretmenlerinin bir araya gelmesi, Avrupa’nın farklı ve değişik kültür ve simalarının yan yana gelerek dostluk ve arkadaşlık temellerinin atılmasına vesile oluyordu. Dört gün boyunca öğrenciler ve öğretmenleri kol kola omuz omuza her tür etkinliğin içindeydiler artık. Ağır aksak, yarım yamalak İngilizcem, artık anadilim olmuştu. Aman Allahım, dil bilmek ne kadar kıymetliymiş meğer! Macar Tarih Öğretmenleriyle Atilla dönemini, Kanuni dönemlerini tartışmak ne kadar zevkliydi bilemezsiniz..

Macarların en hoşuma giden yönleri sıcakkanlı ve samimi olmalarıydı ve tabi şehir mimarileri. Evlerin müstakil ve bahçeli olması, bunun yanında oldukça işlevsel olması bizim için ders niteliğinde idi. Okulları, sanat galerileri, spor ve sanat binaları gayet güzeldi. Trafikte sergiledikleri kurallara uyma ve yayalara saygı ise bizim için her zaman ders alınması gereken özellikler olarak sıralamakta fayda var.

20 Mart Cuma günü, havayolu şirketi çalışanlarının grevde olmalarından ötürü, dönüşümüz biraz sıkıntılı oldu ama yaşadığımız beş farklı gün; ekip olarak bizleri ziyadesiyle memnun etti. Yaşasın Comenius, diyorum ve projede emeği geçen herkese teşekkür ediyor ve kutluyorum. 


Yağız Kerim ÖZDEMİR (Öğrenci)

Comenius Projesi bana hayatımın en güzel 1 haftasını yaşattı. Proje için uygun görüldüğüm günden beri heyecanlıydım. Oraya gittiğimde ise beklediğimden daha güzel gitti her şey. En başta ev sahiplerim gerçekten kusursuz bir aileydi. İlk günden kaynaşmıştık iletişimimiz gayet iyiydi. Okula gittiğimizde ise bundan sonra 1 hafta birlikte olacağım insanlarla tanıştım. Başka bir ülkeden insanlarla tanışma ve kaynaşma duygusu mükemmeldi. Bütün ekiplerle aramız iyiydi. Okulda da gayet iyi ağırlandık. Macaristan zaten harika bir ülke. Gerek Jászberény gerek Budapeşte harika şehirler. Gezdiğimiz yerler kesinlikle her insanın görmesi gereken yerlerdi. Orada tanıştığımız insanlar ise çok güzel insanlardı. Orda kurduğum arkadaşlıkları devam ettirmeyi düşünüyorum. İleride yurtdışına çıkacak olursam en çok gitmek isteyeceğim ülke Macaristan olacak. Orada sadece 5 gün kalmış olmama rağmen kaldığım aileyi, arkadaşlarımı ve Jászberény´yi çok özledim. Beni bu projeye uygun gören ve bana bu tecrübeleri yaşatan herkese teşekkür ediyorum.  Umarım ileride tekrar gitmek nasip olur.

 

Cenk BÜKER (Öğrenci)

Bu projenin bir üyesi olduğum için öncelikle çok mutluyum. Bu proje sayesinde İngilizcenin sadece dil bilgisinden meydana gelmediğini anladım ilk başlarda biraz zor olsa da sonrasında konuşmak kolay gelmeye başladı. Yurtdışını gezmek oraları görmek gerçekten çok güzeldi. Farklı kültürlerden insanlarla tanışarak onların kültürünün bizim kültürümüzden çok daha farklı olduğunu gördüm.

Macaristan´da Jaszbereny´e gittik. gerçekten güzel bir şehirdi. Havası temiz. İnsanları sıcak kanlıydı. Kaldığım aile beni çok güzel ağırladı. Gezinin en çok sevdiğim kısmı Budapeşte gezisiydi. Bu projede katkısı olan başta ingilizce öğretmenimiz Türkan Öztürk´e çok teşekkür ederim.

 

İsmet ÖNAT (Öğrenci) 

Macaristan´ a yapılan ziyarette arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin yanında yer almaktan son derece mutlu oldum. Çünkü oradaki ortam , arkadaşlar , aile çok iyiydi. Gerek arkadaşlar gerek yanında kaldığımız aile bize her konuda çok yardımcı oldular. Orada çok güzel vakit geçirdik. Tüm zamanımız dolu dolu geçti.Yaptığımız yarışmalar , sporlar , Budapeşte şehri harikaydı . Memnun kalmadığım tek nokta zamanın çok kısa oluşuydu. Doğrusu Macaristan´da bir hafta daha kalsak fena olmazdı. Bu gezi bana yeni yerler görmemi sağladı , İngilizcenin bizim için ne kadar önemli olduğunu gösterdi çünkü orada anlaşmak için ortak dil olarak sadece İngilizceyi  kullanabildik.

 

 

 



18-22 Mayıs 2015 POLONYA TOPLANTISI


Ülkü TEKİN(Öğretmen)

Krakow... Bir masal şehri. Tarih, sanat, doğa bir arada. Saygılı, mutlu, güzel insanlar Comenius projesine katılan bir öğretmen olarak Polonya toplantısından çok memnun kaldım. Yeni ufuklar kazandım.  Son gün Polonya ortağımız olan okulun öğretmenleri, öğrencileri ve velileri tarafından hazırlanan´´ Kültür Gecesi´´ çok beğendim. Programı çok güzel hazırlamışlar. Ülkemin bayrağını diğer ülkeler içinde en yukarıda görünce çok duygulandım. Gözyaşlarımı tutamadım. Emeği geçen herkese başta Türkan ÖZTÜRK´ e sonsuz teşekkürler.


Selda ÖKMEN(Öğretmen)

 Comenius Polonya etkinliğinde, daha çok beğendiğim bir Avrupa ülkesiyle karşılaştım. Çok sıcakkanlı insanlardı. Bizi çok güzel ağırladılar. Yemekleri bile bizim damak tadımıza göre hazırlamışlardı. Hep yüzleri gülen öğretmenlerle birlikte çalıştık. Dil yönünden çok faydalı bir projeydi( İngilizce açısından) . Trafik yönünden çok saygılı ve düzenli bir şehir anlayışı var. Trafik ışıklarının olmayışı beni çok hayrete düşürüyor. Buna  rağmen hep sistemli bir şekilde çalışıyor insanlar. Saygıyla duruyor, yol veriyor. Çok tarihi eser vardı. Tarihine sahip çıkıp çok özenle restorasyonlar iyi yapılmış sanat kokan resim, heykel ve mimari anlamında muhteşem bir şehirdi. Bu fırsatları benim için tanıyan ve sebep olan Türhan Hoca’ya ayrıca teşekkür ediyorum.Yanımda bana destek olan Ülkü Tekin ve Arda Aslan’a ve Özgür Aydın’a da şükranlarımı sunuyorum .

 

Arda ASLAN(Öğretmen)

Geziden önce endişelerim vardı. Yeteri  kadar olmayan İngilizceyle sorumluluk alıp ,öğrencileri yabancı bir ülkeye götürmek gerçekten zor bir işti .Temel ihtiyaçları giderecek kadar İngilizcem olduğunu görmem benim açımdan olumlu olsa da iletişimde uzun süre tutacak ve onlarla sürdürecek kadar İngilizcemin yeterli olmadığını görmem beni kendi ülkemdeki diğer insanlarla daha çok teşvik etmesi “daha çok yemem gereken çok fırın ekmek olduğu “ açısından farklı duygular hissettirdi. Şuan İngilizcenin gerekliliğini ve önemini “evrenselliğini” tanıma ve öğrenme açısından faydalı oldu.

   Eğitim sistemi karşılaştırmak açısından faydalı olduğunu özellikle dil eğitiminde ve rehberlik açısından( meslektaşlarımla tanışıp) bana farklı gelen uygulamaları görmem ve bunları eğitim camiasında bazı meslektaşlarımla paylaşmak açısından faydalı olduğunu düşünüyorum.

   Yine de farklı bir ülkeyi , farklı  şehirleri ,dilleri, insanları görmenin tatlı heyecanını yaşamak benim için güzeldi. Bunda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.

 

Elif Yaren ÖKMEN(Öğrenci)

Hayatımda ilk defa yurtdışına gittim ve bu ülke Polonya oldu. Bence Avrupa ülkeleri arasında en güzel şehirlerden biriydi. Çok güzel bir kültürü vardı. En çok dikkatimi çeken şey insanlarının sabırlı ve düzenli olmalarıydı. Her şey mükemmel bir düzen içinde işliyor.En çok hoşuma giden şeyse eğitim sistemleri oldu. Sınav stresinden uzak eğlenirken öğrenip öğrenirken eğlendikleri bir sistem var. Polonya’ya gitmek bana dil pratiği anlamında çok yardım etti. Sürekli İngilizce konuştum bundan keyif aldım.Bir sürü yeni arkadaşım oldu. Kısa zamanda çok şey paylaştık. Bundan sonra daha aktif olmaya çalışacağım.Bu tür etkinliklerde söz almaya özen göstereceğim. İyi ki Polonya’ya gitmişim.

 

Betül ÖZHAN(Öğrenci)

Bu projeye başlamadan önce çok tedirgindim başka insanlar ,başka kültürler başka yaşamlar beni korkutuyordu. Fakat korkunun yerinin olmadığı bir proje Comenius Proje’si.

Artık  daha mutluyum daha özgüvenliyim ,daha özgürüm ,daha güçlüyüm. Çünkü önyargılarımdan kurtuldum. İnsanlarla iletişim kurarken daha istekliyim artık .İngilizce’yi daha iyi konuşabiliyorum. Başka ülkelerle kültürlerle kendi ülkemi ve kültürümü karşılayabiliyorum. Ufkumun açıldığını düşüncelerimin değiştiğini söyleyebilirim. Bunun için başta öğretmenlerim olmak üzere bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim.

Bir tırtılın kelebeğe dönüştüren süreç gibi bu güzel süreçte beni daha emin adımlarla yürüyen daha güçlü daha güzel bir insana dönüştürdü. Benim misafir eden Polonya’da insanların sadece insan olduklarını görebildim. Bu belkide kazandığım en değerli bilgidir.

Bu güzel projeye herkesin katılması dileğiyle herkese teşekkürler.

 

Kıymet Eda SAKINMAZ(Öğrenci)

Yaptığımız bu projenin bana birçok faydası oldu. Her şeyden önce kendimi ifade etme imkanı buldum. Bu sayede düşüncelerimi daha rahat ifade ettim. Ayrıca gittiğim yerlerde tanıştığımız insanlar hoşgörüleri ile beni daha mutlu etti. Bu sayede başka bir ülkeye gitmenin insanı nasıl geliştirdiğini anladım. Gezimizin her anı çok çok güzeldi. Uçağa bindiğimizden gittiğimiz her yerin her anı hafızamda kalacak anlar yaşadım. Çok mutluyum. İyi ki böyle bir projeye tereddüt etmeden girmişim. Ayrıca hocalarıma da teşekkür etmek istiyorum. Bize sahip çıktıkları ve kolladıkları için proje her anlamıyla mükemmel bir birliktelikti. Hem İngilizcemin hem de sosyal anlamda çevremi gelişmesini sağladı. Tekrar teşekkür ediyorum. Bize bu imkanları verenlere ve sağlayanlara teşekkür ederim…

 

Sedanur ÖZMEN(Öğrenci)

İlk kez yurt dışına gittim. Bu gezide arkadaşlarımla olduğum için çok eğlendim. Ev sahibim beni misafir eden Ola, çok tatlı ve iyi niyetli bir kızdı. Benim eksik olduğum yerlerde beni tamamladı. İngilizceme çok yardımcı oldu. Polonya çok güzel ve düzenli bir şehir. Yeşil alanları çok yollarında trafik çok azdı. Gezdiğimiz yerlerde özellikle Zakapane’yi çok beğendim. İmkanım olsa orada yaşamak isterim.

Proje toplantısı hayal ettiğimden daha güzel geçti. Herkes çok anlayışlı davrandı. Dilimin yetmediği yerlerde bana çok yardımcı oldular. Kaldığım aileyi çok sevdim. Onlarla tekrar görüşmek isterdim. İmkanım olsa bir kez daha Polonya’ ya gitmek isterim.

 

Nazlıcan BOZKURT(Öğrenci)

Proje başlamadan önce  oldukça heyecanlıydıydım ve hiç bilmediğim bir evde kalacağım için endişeliydim. Gideceğim güne kadarda bu endişe devam etti.Farklı bir ülkeyi gezip göreceğim için bizimkinden farklı  bir kültür tanıyacağım içinde heyecanlıydım ve mutlu döneceğimden emindim.

Ön yargılı olmamaya çalışarak gittim.Oradaki arkadaşlarımla konuşma esnasında bilmediğim birçok kelime öğrendim ve artık İngilizcemin eskisinden daha iyi olduğunu düşünüyorum.Farklı yemekler tatmak,farklı yerler gezmek,farklı bir kültür tanımak,farklı insanlarla aynı havayı solumak aynı ortamda bulunmak çok heyecan verici ve zevkliydi.

Bana böyle bir fırsat verildiği için gerçekten çok mutluyum.Eskisinden daha özgüvenli olduğumu düşünüyorum .Beni evinde ağırlayan ailenin bana karşı iyi olmaları da farklı bir mutluluk verdi.Böyle bir projede herkese böyle bir fırsat verilmesini isterim.Tüm proje  sürecinde emeği geçen herkese teşekkür ederim.


Özgür AYDIN (Öğretmen)

Polonya’yı ziyaret edip yeni insanlarla tanışmak bende her şeyden önce özgüvenim arttı. Kendi ülkemle yabancı bir ülkeyi kıyaslama şansım oldu. Ülkemdeki olumsuzlukların çok önemli olmadığının eğitimle bunların kısa zamanda aşılabileceğinin farkına vardım. Yabancı dil bilmenin ne kadar önemli olduğunu ve eğitiminin gerekli olduğunu çok iyi anladım.

Yaşama bakışım değişti. İnsanların Dünya’nın her yerinde aynı olduğunun sadece din ve dil farkı dışında farkının olmadığını öğrendim.

 

Elif Yağmur DEMİRCİOĞLU(Öğrenci)

Polonya’ya giderken çok heyecanlandım ve korkmuştum. Çünkü kendi ülkemde konuşma pratiği yapmadığım için zorlanacağımı düşünüyordum. Ama öyle olmadı anlaşma ihtiyaçlar konusunda sorun yaşamadım ama sohbet edemedim. Onun dışında geziler çok güzel ve eğlenceli geçti. Son gün yapılan partideki gösteriler çok güzeldi. Sıkıldığım zaman hiç olmadı. Kaldığım aile çok iyiydi. Her konuda düşünceliydiler.

İyi ki bu projede yer almışım. Umarım hep böyle projeler düzenlenir ve diğer okul arkadaşlarımda katılabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 26.11.2013 - Güncelleme: 14.11.2018 15:03 - Görüntülenme: 1244
  Beğen | 0  kişi beğendi